Şahsiyetler
Yazar Sabahattin Ali Ölümünün 70.Yılı
  02 Nisan 2018 Pazartesi , 17:55
Yazar Sabahattin Ali Ölümünün 70.Yılı
Sabahattin Ali, Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en önemli isimlerden birisi ve bugün ölümünün üzerinden geçen 70 Yıl…

Sabahattin Ali edebi kişiliğini eserlerine yansıtmış ve toplumcu gerçekçi bir düzlemde eserlerini meydana getirmiştir. Türk edebiyatına ışık tutan yazar kendinden sonra gelen genç pek çok yazarı da derinden etkilenmiş ve edebiyatımızın en önemli ismi haline gelmiştir.

En bilinen eseri olan ‘’Kürk Mantolu Madonna’’ ile geniş bir kitlelere kendini tanıtmayı başaran yazar, bu eseriyle Türk edebiyatına yeri doldurulamaz bir başyapıt kazandırmıştır. Bir eserin değerinin nicelikle ölçülmese bile bu alanda da büyük başarı kazanmış ve kitap günümüz okuyucusu tarafından en çok okunan romanlar arasında yer almıştır. 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkileyen yazar bu etkisini 21. yüzyıla da taşımayı başarmış ve ‘’Kuyucaklı Yusuf’’ ve ‘’İçimizdeki Şeytan’’ gibi önemli eserlere de imza atmıştır. Türk roman ve hikaye tarihinin gelişimi içerisinde, Hüseyin Rahmi'den sonra en gerçekçi yazar olarak nitelendirilir. Köy yaşantısından, aydın sorunu, kadın ve aşk, hapishane hayatı gibi belli başlı konuları işler.

Sabahattin Ali, ‘’İçimizdeki Şeytan’’ kitabıyla dönemin aydınını eleştiren, ‘’Kürk Mantolu Madonna’’ ile aşkı anlatan, ‘’Kuyucaklı Yusuf’’ ile taşra hayatın sorguladığı varoluşsal sorunları anlatan olağanüstü bir yazardır.

Sabahattin Ali ‘’Aldırma Gönül Aldırma’’ ve ‘’Leylim Ley’’ Türkiye’nin müzik hafızasında yer edinen önemli şarkıların da sahibidir.

Yaşadığı dönemde siyasi ortamın getirmiş olduğu kaos nedeniyle bir çok zorluk yaşayan yazar, yine siyasi nedenlerden dolayı hayatına son verilmiştir.

Edebiyatımıza unutulmaz yapıtlar kazandıran Sabahattin Ali’nin eserlerinden alıntılar:

‘’Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Hayat beni kaybetmekle hiçbir şey ziyan etmeyecekti. Hiçkimsenin benden bir şey beklediği ve benim hiçkimseden bir şey beklediğim yoktu.’’

"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "Bu eksiklik sana değil, bana ait... Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... Ama şimdi inanıyorum... Sen beni inandırdın.

Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum...

Seni istiyorum... İçimde müthiş bir arzu var...

Bir iyi olsam!"

‘’Üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız. Her hadisenin insanı eğlendirecek bir tarafı vardır...’’

‘’Azizim bu ne fedakarlık!.. Ben bir insanda bu kadar iyilik bulunabileceğine inanayım mı? Belki başka zaman inanırdım... Fakat bugün... Bugün inanmak mümkün mü? Bir insan bir insana kötülükten başka ne yapabilir? Kimi kandırıyoruz? Bana öyle riyakar gözlerle bakmayın! Masum tavırlar beni deli ediyor. Ben de sizin gibi masum suratlar almasını bilirdim... Ama bu suratın arkasında ne saklı olduğunu da biliyorum. İnsan dedikleri mahlukun bütün çirkef taraflarını artık gördüm. Burun buruna nefesini koklayarak gördüm. Hiçbir evliya benim karşımda maskesini muhafaza edemez.’’

Görmesen bile denizi
yukarıya çevir gözü
deniz gibidir gökyüzü
Aldırma gönül aldırma.

Yorumlar
Kod: SOHVO