Şahsiyetler
Pavese’nin Günlükleri
  23 Şubat 2018 Cuma , 16:15
Pavese’nin Günlükleri
İtalyan romancı, çevirmen ve eleştirmen Cesare Pavese, Torino’da dünyaya gelip yine aynı kentte bir otel odasında çok sayıda uyku hapı alarak intihar etti. ''Yalnız Kadınlar Arasında'' romanıyla İtalya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülü’nü almıştır. Yazılarından da şahit olduğumuz yalnızlığının ve sonu gelmez aşk ilişkilerinin karmaşıklığının getirmiş olduğu buhranlar ona hayata dair enfes cümleler bırakmayı sağlamıştır.

İntiharından ortalama 3 ay içinde şu şekilde yazmıştı günlüğüne: Artık sabahı da kaplıyor acı. 18 Ağustos 1950 tarihindeki son notları içinde ise şu cümleler vardı:

Gizlice en oldukça korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.
Tiksiniyorum tüm bunlardan.
Sözler değil. Fiil. Artık yazmayacağım.

17 Ekim 1935

Sanatçı için dayanılmaz bir şey varsa, o da başlama duygusunu yitirmesidir. 

30 Eylül 1937

Yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla beraber olmaktan ne büyük bir zevk duyduğumuzu belli etmemekten başka bir şey değildir; bunu başaramadık mı, bırakıp giderler bizi.

31 Ekim 1937
İnsanın çocukluğu, derdini söylemekle ona deva bulmanın aynı şey olamadığını anlayınca biter.

17 Ocak 1938
Hiçbir sakınma duymadan sevmek, karşılığı durmadan ödenen bir lükstür.

24 Ocak 1938
Hayalci değil, deli olmak gerek. Düzenliliğin berisinde olmalı, ötesinde değil.
Bir deli tekrardan akli dengesini kazanabilir, fakat hayalcinin yeryüzünden kopmak haricinde yapacağı bir şey yoktur. Delinin düşmanları vardır. Hayalcinin kendisinden başka bir şeyi yoktur.

6 Kasım 1938
Kendimi yalnız bırakmamak için tüm gece aynanın karşısında oturdum…

21 Aralık 1939

Dinlerin en ucuzudur aşk. 

09 Şubat 1940 

Genellikle, kendini esirgememe eğiliminde olan bir insan, hayatına başka türlü anlam vermesini bilmeyen bir insandır.

18 Şubat 1940

Birçok şey bulabilmek için yalnız bir şey aramalı. 

27 Şubat 1940

Ne kadar anlık ve ne kadar gizli olursa olsun, hiç bir düşünce dünyada iz bırakmadan geçemez. 

16 Nisan 1940
Daima çalışıp inceleyen, sayfaları çevirerek gözlerini doyuran bir gencin en mühim şiirlerini balkona çıkmış olduğu, ormanda, kırda bayırda gezdiği anlarda yaratmış olması mühim bir şeydir. Şiir ‘‘yaşam süresince yaptığımız iş’’in, her zamanki uğraşımızın değil, başımızı kaldırıp hayatla karşı karşıya gelmekten şaşkınlığa düştüğümüz anların sonucudur.

13 Haziran 1940

''ilan-ı harp''. ''ilan-ı aşk'' gibidir. insan düşmanıyla eşit konuma gelir; yükselmesi de, düşmesi de onunla aynı koşullara uyar. Bir kere aşık olduk mu, kendimizin de işlemeye hazır olduğu günahlar yüzünden suçlarız düşmanımızı.

15 Ekim 1940

Tek korkusuz kaide: Yalnız, yalnız, yalnız olmaktır.
Davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanoğlunun varlığını hesaba katmadan bigün geçirebildiğin vakit, kendini yiğit bir insan sayabilirsin.

30 Ağustos 1942

Tanımak, bilmek isteğidir aşk.

23 Mart 1950

Hakikaten tek büyük olumlamadır aşk; olmak, biri sayılmak ve ölüm er geç gelecekse, yiğitçe, iltifatlar içinde ölmek; özetlemek gerekirse, bir anı olarak kalma dürtüsü.


 

Yorumlar
Kod: PMFTM