Şahsiyetler
Moderniteyi Reddeden Bir Modernist: Charles Baudelaire
  09 Mart 2018 Cuma , 15:18
Moderniteyi Reddeden Bir Modernist: Charles Baudelaire
Kötülük Çiçekleri, Fransız melankolizmini ve bulanıklığını hissettiren bir eser olarak İlk olarak 1857 yılında Fransa’da yayınlanmıştır. Charles Baudelaire, kitabında 19. yüzyılın Fransa’sının geçmişten kaynaklanan hüznü ile geleceğe yönelik umutsuzluğuna dair bir çöküş atmosferi yansıtır.

Kötülük Çiçekleri, gerek Fransız Edebiyatı’nda, gerekse dünya edebiyatında çok önemli bir yeri vardır. Fransız şair Baudelaire’in en ünlü eseri olan bu kitap, yoruma ve çeviriye göre insana huzur verme ya da kaosa sürükleme göre iki uçlu bir özelliğe sahiptir.

Kitap, ilk baskının yayımından sonra, şair ve yayıncıya, ikinci imparatorluk rejimi tarafından eserin “toplumsal değerleri aşağılaması” nedeniyle dava açılmış  ve kitabın içinde bulunan altı şiir, Fransa’da 1949 yılına kadar yasaklanmıştır.

Walter Benjamin'in 19. yüzyıl Fransa’sının ruhunu anlattığı Pasajlar kitabında ‘’Yükselen Kapitalizm Çağında Bir Lirik Şair Charles Baudelaire’’ makalesinde, umutsuzluk çağında şiiri arayan bir şair olarak Baudelaire’den bahseder. Modernizmin yükselişe geçtiği dönemlerde şiir gibi anlam ihtiva eden değerler önemini kaybetmiştir. Benjamin bu dönemi ‘’hayallerin metalaştığı çağ’’ olarak adlandırır, ki bu modernizme dair yapılan en doğru tespittir. 

Şiirlerinde romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, Fransız şiirinde başlı başına bir dönemeç olmuştur.  Bununla birlikte, modern dünya şiirinin de kurucu basamaklarından biri ve şiir sanatında benzeri olmayan bir özgünlüğün de öncüsüdür. 

Dünya edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen ‘’Kötülük Çiçekleri’’ yüksek şiirin kutsal ürpertisini veriyor. Her okuyuşta anlama dair kristalleştirilmiş ifadeler bulmak ve kötünün ötesinden çıkıp gelen ‘güzel’i görmek mümkün.  

Baudelaire başyapıtı Kötülük Çiçekleri için şöyle der: “Bu korkunç kitaba bütün düşünce ve yüreğimi, bütün dinimi, bütün tiksintimi koydum.”

MAESTA ET ERRABUNDA    (HÜZÜN VE SERSERİ)
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra,
Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan
Bambaşka denizlere, bambaşka semalara,
Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra?

Hey trenler, vapurlar beni burdan götürün!
Ne var gözyaşlarından çamurlar yuğuracak?
Arasıra der mi ki Agathe'ın ruhu, üzgün,
"Nedametten, azaptan ve ıstıraptan uzak
Hey trenler, vapurlar, beni burdan götürün."

Ne kadar uzaktasın ey mis kokulu cennet,
Ey, sadece sevincin, aşkın ürperdiği yer,
Ey her ruhun içinde bulunduğu saf şehvet,
Ey bir ömür boyunca gönül verilen şeyler!
Ne kadar uzaktasın ey mis kokulu cennet!

Ah o yeşil cenneti, çocuksu sevdaların,
O koşuşlar, şarkılar, o demetler, buseler,
İnildeyen kemanlar arkasında sırtların,
Akşam, korkuluklarda şarap dolu kâseler,
- Âh o yeşil cenneti çocuksu sevdaların!

O bilinmez zevklerin yüzdüğü mâsum belde?
Çok daha uzakta mı yoksa Çin'den, Maçin'den?
Beyhude bir arzu mu inildeyen dillerde,
Canlanan bir hayal mi billûr sesler içinden,
O bilinmez zevklerin yüzdüğü mâsum belde?

         -Charles Baudelaire-

Ekim Fatoş Yılmaz


 

Yorumlar
Kod: A8ZE7