EleştirelDüşünce
Kaygılı Kavramlar - 1.Bölüm
  08 Mart 2018 Perşembe , 16:58
Kaygılı Kavramlar - 1.Bölüm
Bu başlığımızda günümüzde çokça karıştırılan İHTİLAL, İNKILAP/DEVRİM, DARBE, ISLAHAT/REFORM gibi kavramları yeniden hatırlayacağız.

‘’Devletin eli kolu uzundur. Ama devlete elin uzun diyemeyiz.’’

Kelimeler canla başla hayata tutunurlar yaşar nefes alır kimi zaman ölür kimi zaman form değiştirirler. Kelimeler hayatın ta kendisidir tanımlanması dokunulabilmesi anlaşılabilmesi için mutlak ihtiyaç duyduğumuz canlılardır bana göre. Kelimeler bir bütünü ifade etmeye başladığında kavramlara dönüşürler. TDK Kavram sözcüğünü ‘’Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. 2. fel. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, konsept, mefhum, nosyon.’’ olarak açıklamıştır.

Cemil Meriç'in Mağaradakiler isimli eserinde ‘’Burjuva sosyologlarının tariflerini kabul edersek, ihtilal, toplumların yapısında cebir yoluyla gerçekleştirilen değişikliklerdir(BAUER). İhtilalin ezeli bir özü yoktur; iktidara el koyuş, bir rejim değişikliği ile neticelenirse, ihtilal adını alır(ARON). Bu manada bir Atatürk ihtilalinden söz edilebilir. İhtilali istediğiniz kelime ile karşılayabilirsiniz. Fakat ihtilal gerçekleştikten sonra yapılan teferruata ait düzeltme veya düzenlemeler ihtilal değil reformdur. Hülasa edelim: Lügat-şinasların, sosyologların politikacıların çabası boşuna. İhtilal, inkılap ve devrim kelimeleri hep aynı mefhumun yani revolution’un tercümesidir. Batı dillerinde sosyal değişiklikleri ifade eden iki kelime,yalnız iki kelime vardır. Revolution ve reform. Mefhumlarındaki ihtilal ise ihtilalciliğin değil, ihtilal-i şuurun belirtisidir.’’ der.

DARBE
Şimdi de, Bir tarih ansiklopedisi olan İHTİLALLER ve DARBELER TARİHİ, (Michel Mourre, Pierre Dominique, Edmonıd Pognon, Michel Garder, Georges-Roux, Viotor Franco, Jean Laurent adlarındaki yedi büyük tarihçi ve yazar tarafından hazırlanmıştır) adlı eserden tarihteki bazı ihtilal ve darbelerin açıklama metinlerinden örnekler verelim.

HÜKÜMET DARBELERİNİN ÖNCÜSÜ BİR YUNAN LIYDI: PZİSTRAT Eski Yunan’dan başlıyoruz. Tarihteki ihtilâllerin ilk örneğini, Milât'tan beş yüzyıl önceki ilk demokrasiden alacağız. Atina’dan... İhtilâllerin ve darbelerin bundan 2500 yıl önce de mevcut olduğuna göreceğiz. Atina’da, ihtilalcilerin¬ pek ünlü bir öncüsüyle de tanışıyoruz: Pzistraüa... Kişisel ihtiraslar uğruna halkı istismar sanatını ve demokratik düzenden darbe yoluyla iktidara ve diktatörlüğe geçişin hemen ilk örneğini veren odur..

DARYÜS, İRAN TAHTINA BİR DARBE SONUNDA OTURMUŞTU Yine 2500 yıl gerideyiz. İran’da Şark usulü hükümet darbelerinin ilk örneğiyle karşılaşıyoruz. Şark usulü hükü¬met darbelerinde tarih, yüzyıllar boyunca düzen değişikliği kaydetmemiştir. Bunlarla yalnız baştaki müstebit devrilir, ama düzen korunur. Kanlı darbelerdir bunlar…. 

YENİÇERİ DARBELERİ Yeniçeriler, asırlar boyunca Osmanlı İmparatorluğunun en kuvvetli teşkilâtı, temel direği ve zafer unsuru olmuşlardı. Fakat, duraklama ve gerilemeyle beraber bu teşkilât da gerileyerek dejenere olacak ve Michel Mourre’un deyişiyle «Osmanlı Tarihinin orta çağı üç asır gecikmeyle kapanacaktı.»

FRANSA’DA KRALLARIN DARBELERİ: 1.Louis Avrupa’da artık merkezî mutlak iktidarlar kurulmuştur. Tarihin (beşerî ihtirasları kamçıladığı bir devirdir. Modern monarşiler devrinde saraylar içinde kalmış, sayılamayacak kadar çok darbecikler ve ihtilâl teşebbüsleri vardır. Biz burada özelliği sarayların dışına taş¬makta olan ve krallar tarafından yapılan darbeleri göreceğiz. Darbeciler Fransa krallarıdır ve sırasıyla XIII. Louis, XIV. Louis ve XV. Louis’dir……

Darbe kelimesinin TDK’daki tanımı şöyle: “Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.”

12 Eylül 1980 askeri darbesi. Bu tanıma en iyi örnektir.

Darbenin en belirgin özelliği aniden gerçekleşmesi ve hükümeti illegal bir şekilde ele geçirip devirmeyi hedeflemesidir. Genelde devlet içerisindeki küçük bir grup tarafından planlanır. Darbe eğer yönetim gerçekten değişir ve her şey planlandığı gibi giderse başarılı olarak addedilir. Genelde darbelerin başarısız olduğu durumlarda sivil savaş çıkar.

Darbenin amacı hükümetin görev ve yetkilerini elinden alarak ülkenin politik kontrolünü ele geçirmektir. Tarihçi Edward Luttwak darbenin tanımını şöyle yapar: “darbe devlet içindeki küçük fakat çok etkili ve kritik noktadaki bir grubun yönetimi ele geçirmesidir.” Darbenin tanımlayıcı faktörü silahlı kuvvetler ya da milis güçlerdir. Darbe ile Devrim Arasındaki Farkları şöyle özetleyebiliriz. Darbe ani olur. Devrim uzun bir süreç sonrası gerçekleşebilir. Darbe genelde devlet içinde önemli noktalarda görev yapan küçük bir kesim tarafından yapılır. Devrim ise devlet görevlisi olmayan, dışarıdan, büyük ya da küçük topluluklar tarafından gerçekleştirilebilir. Darbe silahlı ya da milis güçler olmadan gerçekleşmez. Devrim silahlı olabileceği gibi bazı durumlarda halkın desteği yeterlidir. Darbe genelde içerden bir iştir ve çok fazla kan dökülmeden sinsice ve sessizce gerçekleşir. Devrimde ise çok fazla kan dökülebilir ve açıktan olur. Devrim toplumda çok daha geniş ve yenilikçi politik bir değişiklik meydana getirir. Darbe devlet içindeki küçük bir grubun devlete savaş açması, devrim ise çok büyük toplulukların ve halkların devlete savaş açmasıdır.

Devrimi hükümet darbesiyle karıştırmamak gerekir. Darbe genelde devletin bir kesiminin isyan ederek var olan hükümeti devirerek yönetimi ele alması demektir. Hükümet darbesi toplumun sosyal ve ekonomik yapısına ilişmez. Ancak sosyo-ekonomik yapıya doğrudan bir müdahale yok gibi görünse de büyük hasarlar verebilir. Devrim ise toplumun toplumsal ve ekonomik yapısını, yönetim biçimini, haklar ve düzenini ve kültürel yapısını kökten değiştirmeyi amaç edinir.

 

Aynur Kaplan 

Yorumlar
Kod: C92F9
Öne Çıkanlar
İlgili Haberler