Akademi
Ivan Illich’in Okulsuz Toplumu
  10 Mart 2018 Cumartesi , 17:07
Okulsuz toplumu anlamadan ya da böyle bir toplumdan söz etmeden önce -ki bu tüm tarihsel dönemlerdeki toplumdu- şundan söz edelim: İnsanlığın okula gitmeyen ya da bir iki yıldan sonra okul tarafından dışlanan dörtte üçü hâlâ bu toplumda yaşıyor.

Bu anlamda, onlar daha berbat bir durumda çünkü okulda sadece daha aşağı olduklarını öğreniyorlar. Okulun sebep olduğu kötülüğü anlamak gerekir. Şimdi bu amaçla, öğrencinin ya da öğretmeninin kişisel olarak belli koşullarda yaptıkları ile okulun yapısal olarak kaçınılmazca yaptıkları arasında açıkça ayrım yapmak gerekiyor. Bazen bir öğrenci bir öğretmenden bir şeyler öğrenebilir ve içimizden her biri, bazen yine de gençliğinde bir günün, bir saatin bir hocayla çok aydınlatıcı olduğunu hatırlar ama bu, okulun tüm dünyada öğrettiklerinden çok farklı bir şeydir.

Okul, çocuğa öğrenmek için kuruma ihtiyacı olduğunu öğretir. Okul, çocuğa bir başkasının üst sınıfa ait olduğuna hükmettiği şeyi öğrenemeyeceğini öğretir. Okul, çocuğa; kendini, bir bürokrat tarafından sınıflandırılmış hissetmeyi öğretir. Okul, çocuğa kaçınılmaz olarak, toplumun saygı duyacağı öğretimin bu kurum ile bu metanın nasıl üretileceğini bilen, uzmanlar tarafından tesis edilen bir kurumun ürünü olduğunu öğretir. Okul, kaçınılmaz olarak kapitalizmi içe yansıtır.

Kapitalist; bilgisini, içsel olarak biriktirdiklerini, sertifika ile ispat edebilir. Toplum da sertifika sahiplerine, daha düşük değerde hisse senetleri olanlara göre, daha üst bir sosyal değer verir. İşte bilginin sermayeleştirilmesi!

Okul, zorunlu hale geldiği andan itibaren -ki söylediğim gibi, ülkelerin çoğunda okula gitmek mecburidir ama bu derece zorunlu olduğu halde büyük çoğunluk için yetersizdir- tüm dünyada okul, toplumun üretici organı olarak kurulmuştur. 

Rusya, kendisini ABD'nin kullandığı araçla yeniden üretmiştir. Yine de bir öğretmenin etrafında otuz kadar spesifik yaş gruplarında çocuk, yıllarca bir bilgiyi içsel olarak biriktirmek için yılda bin saat ders yapar. Okul, kapitalizmin tinselleştirmesinin kökeninde yer alır. Hep daha karmaşık bir gerçeklik için, bu sermayeleştirmenin zorunluluğunu meşrulaştırabilmek için, insanları bilgi bakımından sermayeleştirme devam ettiği sürece; kapitalizme seçenek, alternatif yoktur.

İnsanlar, çoğunlukla şunu anlamıyor: Okul vasıtasıyla; -hâlihazırda zorunlu olan okul vasıtasıyla- büyüme, öğrenme, serpilme, uluslararası mahiyette büyük bir kurumun bir ürününün tüketiminin sonucuna dönüştürülmüştür. Bu kurum, okuldur.

Kişisel gelişmeyi, okullu olmakla eşitleyen bir eğitime tercüme etmişler. Şu mantıklı görünüyor: Bir kere bu tercümeyi, bu dönüştürmeyi yapıp, onu zorunlu hale getirince, eğitim ya da bilginin kendisi bir meta haline gelir. Her ne kadar bugün ülkelerin çoğunluğunda, devletin denetiminde, bir bakan tarafından üretilmiş olsa bile, eğitim; ya da daha iyisi  bilgi, bir metaya dönüştüğü andan itibaren nadir hale gelmiştir.

Bugün, sosyalizm için gerçek problem; hakiki meydan okuma, metanın doğasını anlamak, toplumsal sağaltımın, muamelenin -sözün işlenmesinden bahsediyorum, öyle değil mi- terapinin, kurumsal olarak tanımlanmış, üretilmiş olduğunu fark etmesidir.

Çünkü çok ciddi sebepleri olan -zira şu an doğayı yok ediyoruz- kirlilik üzerine tüm bu gevezeliklerin, eğer aynı şekilde uyum içinde birlikte yaşamayı, toplumsal dokuyu da yok edebileceğimizi anlamazsak hiçbir anlamı yoktur.

Eğer üçüncü sektörü, yani mecburi hizmet sektörünü geliştirme peşinde Rusya veya ABD örneğini takip edersek, kişilerarası tüm ihtiyaçları dönüştürmeye varırız. Hasta ya da ölüm döşeğinde olduğumda yardım görme ihtiyacı, gençken kendimi dünyaya açma ve dünyada olup bitenlere dair aydınlanma ihtiyacı, ulaşımda bir yerden başka bir yere geçme, gitme ihtiyacı… Tüm bunları metaya dönüştürürseniz, Marx'ın Kapital'inin meşhur birinci bölümündeki gibi olur. -ona göre meta her şeyden önce bir kumaş parçasıdır [keten bezi]- Eğer dikkatle okursan, bu tuhaf yaşlı beyefendi çok açıktır. Bakınız ne diyor: “Sprung über dem abgrund": Uçurumdan atlamak.

Bakın özellikle o eski bölüme, bir gün işler nasıl olacak… Diyor ki: "Bu şekilde hep daha fazla yararlı şey ve yararsız kişi elde ederiz”. İnsan için tüm hizmetler meta haline geldiğinde, o anın geleceğini anlamış oluruz.

Bence mevcut dünyanın yozlaşması, üç yönden bozulması sorunu, politikacılar ve ideologlar, tüm muamelelerin çoğu kez sosyalizm adına metalaşmasının doğasını anlamadıkça çözülemez.

Şimdi dünyanın üçlü kirlenmesinden, üç yönden bozulmasından bahsedeyim. Hala düşünüyorum; gizli kaynakların bertaraf edilmesi, kendisine bağlı olduğumuz, kölesi haline geldiğimiz metanın bozulması ya da değer kaybetmesi ve toplumsal kutuplaşma, okul çerçevesinde kalarak konuşursak, bir kez eğitimi ya da bilgiyi okullu olmaya çevirdim mi, birileri otomatik olarak, kesinlikle, kesin sebeplerle buna başkalarından daha fazla sahip olmak için seçilecek.

Ve kazandıkları ekonomik, sosyal, politik imtiyazları elle tutulur olmayan BİLGİ denen bir metayı zihinsel olarak biriktirmiş olduklarıyla gerekçelendirecekler.

Ivan Illich, 1972
Çeviren: Murat Erşen 
 

Yorumlar
Kod: 85XB5