Şahsiyetler
İlkleri Başaran Kadın: ‘’Afife Jale’’
  08 Mart 2018 Perşembe , 15:55
İlkleri Başaran Kadın: ‘’Afife Jale’’
Tiyatro da “ilk ateşi yakan” ve ‘’ilk direnişi başlatan’’ kadın Afife Jale, Selahattin Pınar’ın büyük aşkı, ‘’Bir Bahar Akşamı Rastladım Size’’ diye başlayıp ‘’Nereden Sevdim O Zalimi’’ diye biten bir aşkın başrolü.

Türk tiyatro sanatının mihenk taşlarından, Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu olan Afife Jale, bugün hem Türk tiyatro sanatında hem de kadınların belleğinde önemli bir yere sahiptir. 

Türk kadının en güçlü seslerinden Afife Jale (1902 – 1941), Türkiye topraklarında sahneye çıkan ilk Müslüman, Türk, kadın tiyatro oyuncusu olma özelliğini taşır. Afife Jale’nin o dönemde aklına koyduğu tiyatro oyunculuğu için, sakınmadan elinden gelen her şeyi yapar.

İstanbul Kız Sanayi Mektebi’nden mezun olan Afife, Müslüman kadınların sahnede rol yapması, oynamasının günah ve yasak olduğu bir dönemde yaşamasına rağmen, tiyatro hayali kurmaya başlamıştı. O dönemde tiyatroda yer alan kadın oyuncuların hepsi gayrimüslim asıllıydı bazı durumlarda da erkekler kadın kılığında o rolü üstleniyorlardı. 

Büyük yazar Reşat Nuri Güntekin, ‘’Tiyatro ile İlgili Makaleleri’’ kitabında, Türk kızların o dönemdeki tiyatro sevdasından söz açar, İstanbul ve Kadıköy’ünün en uzak mahallelerinden Darülbedayi’e gelen “tertemiz aile kızları”nın burada “birbirlerine sokularak korka korka fısıldaştıklarını” belirtir.

O kızlardan biri de Afife Jale’dir. Darülbedayi’nin 1918’de tiyatro kursları için açtığı sınavı kazanan Afife Jale bir yolunu bularak stajyer oyuncu (mülazim artistlik ) olarak kadroda yer almayı başarır. 

Sonrası için şans yüzüne gülmesinden öte bu uğurda gösterdiği cesareti nedeniyle evren tarafından ödüllendirilmiştir. 1919 yılında, Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyununda, Emel rolünü oynayan Eliza Binemeciyan'ın  Paris'e gitmesiyle, sahnede olma hayaline ilk adımı atmış olur. Böylelikle Afife, " Jale" takma adıyla 22 Nisan gecesi, Kadıköy'deki Apollon Sineması'nda (Reks) Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan ilk Türk kadını olma unvanına sahip olur.

Oyun sonrası tiyatroya gelen zaptiyeler tarafından karakola götürülmüş ve sonrasında birçok oyundan  benzer muameleyle karakola götürülüp sorguya çekilmiştir. Afife Jale, her şeye rağmen sahneye çıkmaktan geri duymamıştır. Ta ki 1921 de ise Müslüman Türk kızlarına getirilen kesin yasağa kadar. Devletin ortaya koyduğu bu yasakların yanında, henüz 20’li yaşlarda olan Afife, toplum baskısıyla da kahramanca bir şekilde başa çıkmaya çalışıyordu. 

Sonrasında geçen sürede hayalini kurduğu sahneye,1923 yılında Atatürk, Müslüman Türk kadınların sahneye çıkması yasağını ortadan kaldırmasıyla tekrar kavuşmuş oldu. Fakat geçen bu sürede, Afife Jale’nin sağlığı bozulmuş ve baş ağrılarını dindiren morfine bağımlı bir hale gelmiştir.  Türk Sanat müziğinin en önemli ismi Selahattin Pınar ile yaptığı evliliğin umutsuzluk hali de onu iyice dibe çekmiştir. Selim İleri’nin tarifiyle " iki yalnız insanın bir kalp ağrısı." 

Afife Jale henüz genç sayılabilecek bir yaşta, 39 yaşında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde sessiz sedasız bir şekilde hayata veda etti.

Afife Jale, tüm hayallerine, çabalarına rağmen, mutsuz biten hikâyesiyle yine de başarmış bir kadın olarak hafızalara kazınmıştır. Tiyatro sevdası yüzünden ailesi tarafından reddedilmiş, dönemin nazırları tarafından "ahlak, namus" nutukları dinleyip aşağılanıp, tokat yemiştir. 

Afife jale yaşadıklarıyla ve mücadelesiyle, birçok kadına ilham vermiş ve tiyatro sanatında önemli bir iz bırakmıştır. Kendinden sonra ‘’Afife Jale Tiyatro Ödülleri’’ olarak bilinen tiyatronun en prestijli ödülleri onun ismiyle anılmıştır.

Afife Jale, ortada bir ümit vad etmeyen bir dönemde bile sadece hayal ederek yola koyuldu. Bu yüzden hayatı anlamlı kılan ve yaşamıyla hikaye yazan kadınların, Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. 

“Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım!” Afife Jale 

 

Ekim Fatoş Yılmaz
 

Yorumlar
Kod: 2YR5Y