Diyalektik
Dönüşümsel Devinim
  07 Aralık 2017 Perşembe , 16:22
Dönüşümsel Devinim
Gelip geçen ve gelecek bütün zamanların dahilinde, dönüşümsel bir devinim içerisindeyiz.

"Hakikat yoktur" demeyeceğiz. 

Hakikat vardır

ama

farklı perspektifler de vardır.

Yaşadığımız olaylar, edindiğimiz tecrübelerle birlikte büyür, gelişir ve farklılaşırız. Bu farklılaşmanın sonucu itibarı ile cümlelerin üzerinden tekrar geçer, geçmişimizi yeniden kurarız. Farkında olmadan bir devam zincirinin içinde buluruz kendimizi. 

Zihinlerde tekrar uyanacak olan şey bir diyalektik  devinim kavramıdır şüphesiz. Hegelcilik; dairelerin, su üzerindeki halkalar gibi büyümesini anlatan, durmayan bir devinimdir.  Ağaç bütün olarak; kökleriyle, gövdesiyle, yapraklarıyla başlangıçtaki tohumun içinde saklıdır. Ancak tohum kendini gerçekleştirmediği sürece,  ağacın varlığı zorunlu bir biçimde, kendi içinde kalır. Kendisi için olamaz, yaşayamaz.

"Aufhebung" kavramı ile ortadan kaldırma işlemini gerçekleştirmiş oluruz.  Bu ortadan kaldırma kavramının iki anlamı bulunmaktadır. Muhafaza etmek, saklamak gibi bir anlam taşırken; durdurmak, sonlandırmak gibi bir anlam da taşır. Bu sayede, ortadan kaldırmış olduğumuz şey, aynı zamanda saklayıp, muhafaza ettiğimiz bir şey haline gelir. Sakladığımız şey ise sadece doğrudan doğruya karşımıza çıkma özelliğini yitirmiştir. Yok edilmemiştir. Ortaya çıkansa, mutlak olan şeyin farklı tattaki görünümleridir. 

Doğduğumuz andan itibaren bilgi ve deneyimlerimizin üzerine katarak ilerlediğimizi konuştuk. Peki ya bir noktadan sonra, “Bu kadar öğrendiğim yeter!” deyip, aynı sabit fikirlerle bi 40 yıl daha idare edebilir miyiz dersiniz? Bütün cevapları bulduğumuzu zannedip, belirli bir yaşta ve bilgide sabit kalırsak, yeni restore edilmiş binaların içerisindeki boyası dökük, penceresi kırık bir yapıya benzeriz. 

"Gemiler limanda emniyettedir

Fakat limanda durmaları için tasarlanmamışlardır."

Bir binayı restore etmek bu tartışmanın kıymetli bir örneği olduğu gibi bize farklı bir konuda farklı bir başlık daha sunar: Eski olana önem verip, onu günümüze uyarlamak ve günümüz haline getirebilmek. Her ne olursa olsun bir şeyi yıkıp yeni baştan yapmaktansa, var olana ekleyerek ilerlemek her zaman daha sağlıklı olacaktır. Çünkü Tanpınar’ın da dediği gibi, 

"Yıkmak, yapmak için dahi olsa daima zararlıdır ve hakiki yapıcılık ilave etmektir."

Ellerimizden kayıp gidene zamana karşı takınacağımız tavrı iyi belirlemek lazım.

Ağaçların bile –sabitlendiklerini düşünmemize rağmen- göğe yükseldikleri gerçeği varken,

durmak bizim neyimize?

Zeynep Betül DEMİRSES

Yorumlar
Kod: 2YP5Y